Kayıtlar

ibrahim tenekeci etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Artık kırk birinci gündeyiz. Şükür.

Resim
Her insan bir bilmecedir, bulmacadır. Tam çözüp bitirdim sanırsın, birkaç harf yanlış çıkar. Yeniden ve baştan başla bakalım. Soldan sağa, yukarıdan aşağıya; onu karala, bunu düzelt. İyice karışır her şey. Çoğunlukla bulmacayı bırakmak zorunda kalırız. Görüntüsü bile rahatsız eder bizi. Son yıllarımız hep böyle geçti. Nice insanı yanlış tanımanın (çözememek) şaşkınlığı içindeyiz. Biz mi yanlış tanıdık, onlar mı kendilerini başka tanıttılar, bu da ayrı bir konu. Hayal kırıklığımız büyük. Türkiye, sadıklar yurdudur. Hainler gelip geçer, millet ve memleket bâki kalır. Sarımsağı gelin etmişler, kırk gün kokusu çıkmamış.   Tutmuş kendini. Saklamış. Sonrası işte bu paralelciler, bölücüler, sahibinin sesi sözde cumhuriyetçiler vs.  Hoşgörü, hizmet ve diyalog eşliğinde milletin üzerine yağdırılan bombalar. Ecnebi memleketlerinde müminleri karalamaya yönelik kampanya ve iftiralar. Barış, demokrasi, insan hakları ve halkların kardeşliği söyleminin yanına eklenen sayıs...

Hak ve Bâtıl

Resim
Artık her şey çok açık görülüyor. Başka bir tanıma, izaha, isme gerek yok. Bu mücadele hak ile bâtıl arasındadır. İyilik ile kötülük, güzellik ile çirkinlik, dostluk ile düşmanlık, sadakat ile ihanet, vefa ile nankörlük arasında. Bazıları hak aramaktan bahsediyor. Şeytanın rehberliğinde hak aranmaz. Sizin 'dünya' dediğiniz yere biz 'gurbet' diyoruz. Kimi yeneceksiniz? Bizim için gecenin gündüzde, acının sevinçte, yokluğun varlıkta, zorluğun kolaylıkta hakkı ve hatrı vardır. Özetle: Bu da geçer ya Hû. Nerede okuduğumu hatırlamıyorum. Aklımda kaldığı kadarıyla: 'Çok uzun süren fedakârlık kalbi katılaştırır.' Her şeye rağmen, bunu da bir düşünelim. ***