Kayıtlar

karakalem etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Okurken Bitmesini İstemediğim Yazılar Serisi -4

Resim
Mustafa Kemal ile Abdülhamid arasında Metin Karabaşoğlu,Karakalem Dergisi-23/01/2011           K AHRAMANLARI NE kadar azsa, bir toplumun gerçek bir demokrasinin o kadar uzağında olduğunu söylemek mümkün. Kahramanı biricik ise, o toplumun açıkça ‘otoriter’liğin, hatta ‘totaliter’liğin gölgesi altında yaşamaya mahkûm olduğunu da...        Demokrasisiyle öne çıkmış ülkelerde, siyaset alanında birçok ‘kahraman’ görüyor gözlerimiz. Bu toplumlarda, hayatın diğer alanlarında ise, başkaca kahramanlar karşımıza çıkıyor. Buna karşılık, Türkiye toplumuna muktedirlerce biçilmiş ‘kahraman’ kontenjanı, tek kişilik. Bu ülkenin bir tek kahramanı var. Şoförler derneği için de, parlamento muhabirleri için de, ‘ekmek parası’ için yuvasından bin kilometre uzağa pamuk veya fındık toplamaya gitmiş ırgatlar için de yol gösterici bir ‘özlü söz’ü muhakkak var olan tek bir kahraman...     ...

Okurken Bitmesini İstemediğim Yazılar Serisi -3

Resim
TESLİMİYETLE BAŞLAYIP KULLUKLA BİTEN YOLCULUK   Yazı Karakalem Dergisi Mona İslam adlı yazardan alıntıdır.    MÜSLÜMANIM ELHAMDÜLİLLAH. Allah’ın kitabında “ Müslümanım diyenden daha güzel sözlü kim vardır? ” buyrulunca, bir zikir gibi tekrarlıyorum, güzelleşme umuduyla, müslümanım, müslümanım, müslümanım…     Ancak yine mübarek kitapta teslim olduk denilince bırakılmayacağımız, sınanacağımız ve teslimiyetimizin mahiyetinin mihenge vurulacağı söyleniyor. Hayat baştan sona bu sözün sınanmasından ibaret, teslim oldun mu olmadın mı? Müslüman oldum da mümin de oldum mu acaba? Allah bedevilere “ Teslim olduk deyin iman ettik demeyin, henüz iman kalplerinize işlemedi” buyurunca teslimiyetle bitmeyen sürecin, bu kez iman sınanma sürecine dönüştüğünü görüyoruz. Mübarek kitapta iki terkip çıkıyor karşımıza: “Ellezine amenu” ve “müminun” ilki Türkçe’ye iman edenler, ikincisi müminler olarak çevriliyor. Böyle bakınca aralarında bir fa...

Okurken bitmesini istemediğim yazılar serisi-2

Resim
   Ünlü Karakalem Dergisinin Editörü Metin Karabaşoğlu `nun Aşk adlı uzun yazısından alıntıdır. Afiyetle okuyun. Yazının tamamı için tıklayın.                    S özün kısası , elbette herkesin dünyasında değilse de, giderek daha fazla insanın dünyasında aşkın öldüğü bir zamanda yaşıyoruz. Gitgide daha fazla sayıda insan, kendini âşık hissetmekle aşkı, sevdayla aşkı, arzu duymakla aşkı, şehvetle aşkı karıştırıyor. Karşıdakini bir ‘insan’ olmaktan ziyade, bir beden, hatta elde edilecek bir ‘av’ olarak gören insanlar zuhur ediyor böylece. Böylesi bir duygulanım ise, en başta, aşkı öldürüyor. Çünkü aşk, bir bedenin bir diğer bedene duyduğu ilgi değildir. İki insanın, Allah’ın kalblerine koyduğu bir sevgiyle insan olarak birbirlerini sevmesidir. İnsanı insan yapan ise, bedeni değil, ruhu, aklı ve kalbidir. Bir başkasına duyulan bedenî bir ilgi, insanı insan yapmaz; zira, böylesi bir ilgi, tek ...